10/04/2017

KOBİ ve Sosyal Medya

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin sosyal medyada yer almasının gerekli olduğu çok açık ve nettir. Artık hayatımızın her aşamasında yer alan sosyal medya gerçeği tüm işletmelerin faaliyetlerinde farklı amaçlar için kullanılabilir. Söz konusu amaçlar aşağıda kısaca anlatılmıştır.


  • Müşteriler ile en kolay ve hızlı yoldan iletişimi sağlamak ,
  • Satış ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirmek,
  • Markaların bilinirliğini arttırmak, yeni markaları tanıtmak,
  • Müşterilerden topluluk oluşturarak kitlenin beklentilerine yönelik ürün geliştirme fırsatı yakalamak,
  • Müşteri şikayetleri hakkında zamanında bilgi sahibi olmak ve müşteri şikayet kanalı olarak hizmet vermek,
  • Sosyal medya da mevcudiyetini göstermek.                                                             
İşletmelerin, bu amaçları kendi stratejileri kapsamında belirleyerek planlaması, sosyal medyadan alacakları etkinliği arttıracak ve sosyal medya faaliyetleri için ayırmış oldukları kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır.              

4/07/2017

Babama

1998, mevsimlerden kış Erzincan karla kaplı. Lahana gibi giyiniyoruz çünkü sürekli dışarda eğitimdeyiz acemi askerler. Hayatım da ilk defa anne ve babamdan bu kadar uzak kalmışım.Yemin töreni için Ankara'dan saatlerce tren yolculuğu yapıp Erzincan'a geliyor benimkiler. Onları görünce gözyaşlarıma hakim olamıyorum.Hayat akıp geçerken yaşadıklarım malum...Bugün babamın doğum günü. 7 Ocak'ta annemin doğum günüydü ama ben annemin doğum günü olduğu günü unuttum. Babamın yokluğuna daha hiç alışamadığımdan, ikisinden de ayrı kaldığı bu zaman sürecinin başlangıcında gerçekten ertesi gün aklıma geldi.Bari dedim ki ikisini de bugün sevgi ve özlemle anayım son 3 yıldır yaptığım ve hayatımın sonuna kadar yapacağım gibi...Ölümler bizleri olgunlaştırıyormuş ancak yaşayınca anlıyor insan.Şimdi bu yazdıklarımı okuyan yakınlarım ve dostlarıma şunu söylemek isterim ki '' Herşeye rağmen hayat devam ediyor '' ve ben bunun farkındayım.1 Şubat doğum günündü. İyi ki doğmuşun baba, iyi ki senin oğlun olmuşum bu hayat dediğimiz sahne de...


9/16/2016

Tarık Akan

Yetmişler daha naifti sanki. Dünyalarimiz daha küçüktü.  Kendimizi şehirlerin dışına atmaktansa mahalleler de bir arada yaşamayı, birlikte sevinip, üzülmeyi daha çok seviyorduk. Belki de öyle olmamızı istiyordu bizi yönetenler seyrettiğimiz siyah beyaz filmlerde . Daha çocuktum bilemiyorum . Ama mutluyduk herşeye rağmen. Bu dönemlerin yani çocukluğumun bir yıldızı (evet çok klişe ama çok doğru ) daha kaydı bu sabah. Türk sinemasının en yakışıklısı huzur içinde uyu...

8/15/2016

KOBİ'ler Sosyal Medya Pazarlama'ya Nasıl Başlamalı?

KOBİ segmentine dahil bir işletme sahibiyseniz, ürün ve yeni hizmetlerin iletişimini yönetmek çok önemli bir süreçtir. Günümüzde sözkonusu bu sürecin yönetimi sosyal medya araçlarının etkin kullanımı ile gerçekleşir. Bazı sosyal medya araçlarını kullanarak, pratik bir şekilde sosyal medya yönetimi temel seviyede de olsa yapabilirsiniz.

Öncelikle iletişim için etrafı dinlemeniz gereklidir. Online dünyada dinlemeyi sağlayan araçlara ''newsreader'' denir. Google Reader kullanımı en kolay olan araç iken kapatılmıştır. Yerine alternatif olarak  Inoreader, Digg, Feedly gibi araçlar kullanılabilir. Firmanızın faaliyet gösterdiği sektördeki haberleri bu araçlar vasitasıyla takip ederek tüm gelişmeler hakkında güncel bilgi sahip olabilirsiniz. Kısaca etrafı dinlemiş olursunuz.
Bu dinleme sırasında sizin firmanızın , hizmetleriniz ve ürünlerinizin hakkında da neler söylendiğini takip etmelisiniz. Hatta rakipleriniz ve onların ürün ve hizmetleri ile ilgili konuşulanları da dinlemek çok önemlidir. Bu faaliyetleri Technorati, Google Alerts, TweetDeck ve Social Mention gibi araçlar ile sağlayabilirsiniz. Bunun yanında sektörünüz de söz sahibi blog sitelerini ve topluluklarıda takip etmek gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmanıza çok yardımcı olacaktır.

Dinleme safhasını geçtikten sonra sıra sizin kendinizi dinletmenize geldi. Sosyal dünyada sesinizi çıkarmak için yüzlerce araç mevcuttur. Bu araçlardan ilk başta kullanmanız gerekenler firmanıza ait tüm platformlarda uyumlu (responsive) çalışacak bir web sitesi ve web sitesinin dahilinde veya ayrı olarak oluşturulacak bir blog sitesi oluşturmak ve LinkedIn, Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest sosyal platformlarında hesaplar açmaktır.  Bu ortamlarda sesinizi duyurabilir, firmanız, hizmet ve ürünleriniz hakkında her türlü bilgi ve görseli paylaşabilirsiniz. Önemli nokta ise yapacağınız paylaşımların dili ve sıklığı ile ilgili olarak kendinize ait doğru bir strateji geliştirmektir.

Unutmayın ki müşterileriniz ve müşteri adaylarınızın size ulaşabildiği ve sizinle bağlantıya geçtiği  köprü sosyal medya platformlarıdır. Bu platformlar firmaların tanınmasına çok büyük katkılar sağladığı gibi bazı talihsiz paylaşımlar veya yapılan paylaşımlara verilen cevaplardaki yanlış anlaşılma durumları kalıcı zararlara neden olabilmektedir.

  
  

5/30/2016

Ankara Koleji ve 25 Yılın Ardından

Çocukluğumun en güzel yıllarını ( hatta hayatımın geçen kırküç yılının en güzel yıllarından desem fazla da abartmış olur  muyum bilmiyorum ama sanırım olmam ) geçirdiğim okulumdan mezuniyetin üzerinden geçen yirmibeş yılı yüzümüze vuran '' balo'' beklendiği gibi keyifli bol hatıralı, bol kahkahalı geldi ve geçti. Geriye videoda da görüleceği üzere gülen mutlu suratlar kaldı. Karşılıksız dostluklarla tanıştığımız ve yıllarca bu dostluğu sürdürebildiğimiz ''Kolej Ruhu'' denen olgunun boş bir laf olmadığını bir kere daha yaşadım.
Ne zaman bir araya gelinse aynı keyfin yaşandığı arkadaş topluluğu fazla yoktur diye düşünüyorum.
İyi ki Ankara Koleji'nden mezun olmuşum. Fazla söze gerek yok...


4/06/2016

120 Yıllık Olimpiyatlar ve Türkler

Modern Olimpiyat Oyunları'nın ilk Atina'da düzenlenmeye başlamasından bugüne tam  120 yıl geçmiş. İlk oyunlara sadece 14 ülkeden 241 sporcu katılmıştı. Bizim millet olarak  ilk katılımımız ise 1908'de Londra'da düzenlenen olimpiyat oyunlarıydı. Jimnastik dalında Galatasaray Lisesi öğrencisi Aleko Mulos  Osmanlı İmparatorluğu'nu temsil ediyor ve bu toprakların olimpiyata katılan ilk sporcusu oluyordu. 1936 yılında ilk madalya Ahmet Kireççi tarafından ata sporumuz güreş branşından geliyordu. İlk altında madalya da yine aynı branştan Yaşar Erkan tarafından kazanılıyordu. 
Bugüne kadar katıldığımız 21 olimpiyatta toplam 70 sporcumuz toplamda 86 madalya kazanmıştır.
Bu madalyaların 58 tanesi ata sporumuz güreşten kazanılmıştır. Olimpiyat tarihimizin en başarılı sporcuları ise aldıkları üçer altın madalya ile haltercilerimiz Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu olmuşlardır. Söz konusu rakamlar Yaz Olimpiyatları'na ait olup ülkemiz 1936 yılından beri sporcu gönderdiği Kış Olimpiyatları'nda henüz  madalya alamamıştır. Bunun yanında madalya kazandığımız branşlar güreş, halter, teakwando, atletizm, judo ve bokstur. Ayrıca takım sporlarında halen bir madalyamız bulunmamaktadır. Olimpik spor branş adedinin otuzun üstünde olduğunu düşündüğümüzde ülkemizin olimpik branşlardaki başarı yelpazesini genişletmesi gerektiği açıktır. Tüm olimpiyatlarda ülkelerin aldığı madalya sayılarına baktığımızda Türkiye'den bir çok kategoride geri olan ülkelerin bizim aldığımız madalya adetlerinin üç dört hatta beş kat daha fazla sayıda madalya aldığını görmekteyiz.
Sonuç olarak son yıllarda Dünya ve Avrupa şampiyonlarında bireysel ve takım sporlarında geçtiğimiz seksenli yıllara nazaran çok daha büyük başarılar elde ettiğimiz aşikardır fakat  Olimpiyat tarafında ne yazık ki çok çok gerilerdeyiz. 
1924 Yılında Olimpiyatlara Katılan Milli Takım Kafilesi


3/24/2016

Sarı Fare'ye Veda

''Sarı Fare'' Johan Cruyff   artık yok. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından bir tanesi.
Barcelona efsanesinin bugünlere gelmesinde katkısı olan Hollandalı. Barcelona futbol klübüne tarihinin ilk Kupa Galipleri Kupası'nı kazandıran teknik direktör. Bunun dışında klubü dört sene üst üste La Liga da şampiyon yapan,  Şampiyonlar Ligi ve Süper Kupa kazandıran ''Total Futbol'' kavramını bugünkü seviyelere getiren efsane. 
Fotoğrafı 2012 yılında Barcelona Müzesi 'ne gittiğimde çekmiştim. Cruyff kalp krizi geçirdikten sonra sigarayı bırakmış ve maçlar da stresini lolipop ile gidermeye çalışıyordu. Ne yazık ki geç kalmıştı. 2015 şubat ayında yakalandığı akciğer kanseri bugün efsaneyi aramızdan aldı.
Geriye ise futbola adanmış bir hayatın başarı istatistikleri kaldı...



Beyaz Gölge

Seksenlerin tek tv kanallı Türkiye'sinde hepimize basketbolu sevdiren Beyaz Gölge ( The White Shadow ) dizisinin altın saçlı koçu Ken Reeves adıyla tanıdığımız Ken Howard  dün itibariyle aramızdan ayrıldı. Kırklarına gelen bizim jenerasyon için bir dönem artık iyice kapanmak üzere. Zamanın acımasızca akıp giderken son dönemlerde ülke de basketbol denince gündem de ki tek isim ise Hidayet Türkoğlu. Kendisine yeni görevinde başarılar dilemek mi düşüyor bize ?


12/30/2015

Hoşgeldin 2016







12/02/2015

Türkiye'de Kahve ve Kahve Yatırım Fırsatları Üzerine Bir Kaç Cümle

Son yıllarda ülkemizde de kahve olgusu su veya süte hızla karıştırılıp sohbetlere eşlik eden sıcak bir içecek olmanın dışında gittikçe artan sayıda insanın vazgeçemediği bir yaşam tarzı olmaya doğru hızla ilerlemektedir. Kahve tutkunları olarak tanımlayacağımız bu zümre için kahve, kahve çekirdeklerinin seçiminden, kavrulup öğütülmesine kadar olan süreç büyük önem ifade etmektedir. 
Kahve tutkunları, kahveyi farklı çeşitlerde demleme yöntemleri, sertlik derecelerine göre kahve seçimleri ve evlere kadar giren ekipmanlar ile kahve algısını farklı bir platforma taşımakta, bu durumun doğal sonucu olarakta kahve üzerine açılan iri ufaklı işletmelerin de hızla artmasına katkıda bulunmaktadırlar. 
Global firmalar da son yıllarda ülkemizde yatırımlarını artırarak kahveyi özellikle de gençler arasında cazip bir içecek arasına sokmuştur. Bu kapsamda ülkemizin kahve ithalatı da her yıl ciddi artışlar göstermektedir. 
Dünya genelinde kişi başı kahve tüketim miktarlarına baktığımızda İskandinav ülkeleri yıllık 10 kg, Avrupa ülkeleri ortalama yıllık 4-5 kg, Amerika 3-4 kg,  Brezilya 5 kg.dan fazla kahve tüketirken ülkemizde bu miktar 550 gr civarındadır.  Bu verilerden de anlaşıldığı üzere ülkemiz kahve temelli yatırımlar için oldukça uygun bir zemindir. Bununla birlikte ülkemiz genç profilinin  sosyalleşmek için kahve tüketilen mekanlarda bulunması bununla birlikte iş yaşamı dinamiklerinin ofislerden ev ofisi tarzına geçiş yapması, daha özgür çalışmak için kurumsal hayattan ayrılarak  kendi işini yapmak isteyenler ile yapanların sayısındaki artış metropollerde, kahve eşliğinde rahat çalışma mekanı sunan işletmecilere müdavim müşteri potansiyeli yaratmış olup yaratmaya da devam etmektedir.
Türkiye de kahve zincirlerine ait dükkan sayılarının 400 civarına ulaşması bunların haricinde '' üçüncü dalga kahveci '' olarak adlandırılan kahve dükkanlarının da sürekli faaliyete geçtiğini düşünürsek bu alanda yatırımcılara cazip fırsatların olduğu açıktır.







11/27/2015

Metallica 2010 Sonisphere İstanbul

27.Haziran.2010 tarihi Türk heavy metal izleyicileri için sıradışı bir gün olarak tarihe geçecekti. Heavy Metal dünyasının en önemli dört grubu 27.Haziran günü artık Vodafone Arena adını alacak olan tarihi İnönü Stadyumu'nda Sonisphere Festivali kapsamında peşpeşe sahne alacaklardı. Anthrax, Megadeth, Slayer ve Metallica tarihlerinde ilk defa gerçekleşecek bu organizasyon ile unutulmaz anlara imza atacaklardı.
Aynen beklendiği üzere olağanüstü bir müzik olayı gerçekleşti. Metallica muhteşem bir performansa imza attı. Aşağıda ki kayıtlar da Metallica performansı sırasında tarafımdan çekilerek düzenlenmiştir.



11/09/2015

Eski Fotoğraflar

Aşağıda ki fotoğraf 1930 Türkiye'sinden.
Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin aydınlık yüzlü insanlarının fotoğrafı.
Savaştan yeni çıkmış, yokluk içinde olan bir halkın insanları.
Ama yüzlerinde geleceğe ait umut ışıkları görülüyor.
Çünkü Atatürk'ün varlığı onlara güven veriyor.
Aynen ikibinlerde bizlere de verdiği gibi.



8/19/2015

Genç Satışçılara Klişe Tavsiyeler

Öncelikle vazgeçmeyin, hayallerinize sınır koymayın, inanın ve inancınızdan ödün vermeyin, inandığınızı karşıdakine hissettirin, amacınıza hedeflenin gibi her yerde yazan klişeleri söylemeyeceğim tabi. Çünkü bunların hepsi soyut kavramlar.
Gelelim daha net olanlarına;

  • Potansiyel müşteri segmentinizi  net belirleyin, müşterileriniz ve yaptıkları işler hakkında bilgi sahibi olmaya çalışın.
  • Görüşmeye gitmeden önce satışını yaptığınız ürün veya hizmet ile ilgili tüm bilgilerinizi revize edin ve görüşmeye giderken yanınıza tüm bilgilendirici materyalleri almayı unutmayın.
  • Müşteriden gelebilecek muhtemel tüm sorulara karşı hazırlıklı olun, alternatif cevaplar ve çözümler üretin.
  • Rakiplerinizi kötülemeyin ama ürününüzün piyasadaki üstünlüklerini net ortaya koyun.
  • Samimi ve esprili olun kendinize güvenin.
  • Görüşmeye mutlaka önce gidin ve profesyonel görünüşünüze önem verin. 
  • Görüşmeden sonuç almadan kesinlikle ayrılmayın mutlaka bir sonuca bağlayın. Bir sonraki adımınızı netleştirmeden görüşmeden ayrılmayın.



7/06/2015

Aynı Adresler

İstanbul...
Milyonlarca insan,
Milyonlarca hayat,
Milyonlarca umut ve umutsuzluk,
Beklentiler,
Hayalkırıklıkları,
Sevinçler,
Her gün doğanlar, ölenler
Düğünler,
Cenazeler...
Aynı adresleri paylaşıp farklı hayatları yaşayanlar.





7/01/2015

Bir Yastığa Baş Koymak

Fotoğrafın konusu ''Bir yastığa baş koymak ''.
Her ne kadar ayaklı başlı, paralel, çapraz şekillerde yatsalar da milyonda bir böyle kareler yakalamakta mümkünmüş.
Malum ana karnında dokuz ay aynı mekanı paylaşınca demek ara sıra elele, kafa kafaya da uyunuyor.
İkiz olmak böyle bir şey olmalı.




Deniz

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye'nin en güzel hayvanat bahçesini İzmirlilere armağan etmiş.
Giriş ücretleri özeliklede adı çok bilinenlere göre komik sayılacak seviyelerde.
Öğrencilere 1 TL , yetiskinlere ise 3 TL. Mükemmel peyzaj düzenlemleri, hayvanlar olması gereken yaşam şartlarında.
Emeği geçenlere gönülden tebrikler.
Aşağıdaki fotoğraftaki yavru fil  İzmir Doğal Yaşam Parkı fil ailesinin en minik üyesi "Deniz". Kendisi Türkiye'de doğan ikinci fil yavrusu. İlk doğan yavru '' İzmir'' ise artık abla oldu. 
Görüldüğü üzere beraber dolaşıyorlar.







6/17/2015

Süleyman Demirel'in Ardından Bir Kaç Söz

Türkeş, Erbakan, Ecevit ve en son Demirel ile Türk siyasetinde bir dönem kapandı. 
Müspet ve menfi bu ülkenin kaderine imza atanlardandır.
Şapkayı bırakıp gitti.
Uzun bir yol olan siyaset hayatında her siyasetçi gibi tartışılacak dönemleri olsa bile bu ülkeye büyük hizmetleri olduğunu kimse inkar edemez. 
Siyasete bir tarz getirmiştir. 
Derya deniz denecek adamlardandır, ayaklı kütüphane deneceklerdendir. 
Şimdi ki siyasetçiler umarım kendisinden ders alabilirler.
Isparta'nin bir köyünde çoban olarak hayata başlayıp cumhurbaşkanlığına gelmesi bile üst düzey başarı hikayesidir.
Söyleyecek söz çok.
Sonuçta doğruları yanlışarıyla hayatını vatanına adamış bir insandır.
Allah rahmet eylesin.





6/16/2015

Yeni Blog Yazmaya Başlayanlara 10 Tavsiye


  • Özgün düşüncelere yer verilmeli.
  • Blog başlıkları  öz ve kısa olmalı.
  • Arama yapanların kullanabileceği anahtar kelimelere yazı içinde yer verilmeli.
  • Yazim dili karşılıklı konuşma havasında olmalı.
  • İmla kurallarına özen gösterilmeli.
  • Yaziyi zenginleştirecek enteresan bağlantılara yer verilmeli.
  • İçeriğin zenginliği ve ciddiyeti yazının dikkat çekmesine en temel etken olduğundan özenle seçilmeli.
  • İlgi çekici enteresan ve kullanım hakkı olabilen görseller paylaşılmalı.
  • Blog sitesinin konu bütünlüğü olmalı.
  • Yazının fikrini destekleyen görüşlere yer verilmeli.