13 Ocak 2015

2014 Şubat Ayına Bakış

Ben gazetecilik zamanına yetişebildim keşke futbolculuğunu görebilseydim.Taçsız kral Metin Oktay'ın  2 Şubat doğum günüydü, ben de kendisinin aşağıdaki fotoğrafını paylaştım. 
Metin Oktay, Türk futbol takımlarının Avrupa arenasında atılan ilk golün sahibidir. Futbol endüstrisinin hızla geliştiği ve geliştikçe de her anlamda çirkinleştiği bu yıllar da Metin Oktay gibi bir futbolcu artık ne yazık ki yok. Eğer ona az da olsa benzeyenler  varsa da biz kendilerini göremiyoruz veya futbol işinin uzmanları onları gün yüzüne çıkaramıyor ya da çıkarmıyor. Bilinmez.

Metin Oktay ( 1939 - 1991 )
Yine 2 Şubat 2014 tarihinde Galatasaray taraftarını memnun eden bir transfer gerçekleşiyor ve yaptığı hatalar ile saç baş yolduran defans oyuncumuz Dany Nounke Beşiktaş' a kiralık olarak transfer oluyordu. 
Hayatın garip cilvesi 20 gün sonra oynanan Galatasaray - Beşiktaş maçında Galatasaray , Beşiktaş'ı Dany'nin sebep olduğu penaltı sonucu attığı tek golle yeniyordu. İşte futbolun en çok sevdiğim yanı bu tip durumlar, neyin ne zaman ne şekilde olacağı hiç belli olmuyor. 

Dany Nounke
4 Şubat 2014 tarihinde ise çok enteresan bir haber paylaştım. Haberin konusu İsveç'te çöplerin bittiği ile ilgiliydi. Haberin detayları aşağıda ki gibiydi;
'' Geri dönüşüm, güneş enerjisi ve daha birçok sürdürülebilir uygulamada tüm ülkelerin başını çeken İsveç, şaka gibi bir sorunla karşı karşıya. Elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının büyük kısmını çöplerden elde eden ülkede çöp bitti. 250.000'in üzerinde evin elektrik ve ısınma ihtiyacını çöplerin yakıt olarak kullanılmasından sağlayan İsveç hükümeti, ülkede üretilen çöpten daha büyük kapasiteli çöp dönüştürme tesisine sahip. 
Eurostat'ın verilerine göre İsveç'te bulunan evlerden çıkan çöplerin sadece %1'i çöplüklerde kalıyor. Bu oran, diğer Avrupa ülkelerinde %38 dolaylarındadır. Geri kalan kısım ya geridönüşüme uğruyor ya da gübre olarak kullanılıyor. İsveç'teki güç santrallerinin büyük bir kısmı çöpleri yakıt olarak kullanıyor. Ancak ülkede çöplerin tükeniyor olması, daha doğrusu yeterince çöp üretilemiyor olması, İsveç'i zora sokuyor. 
Bu durum da İsveç'i komşusu Norveç'ten çöp ithal etmek durumunda bıraktı. Aslında bu yeni bir olay değil. İsveç bir süredir Avrupa'dan, özellikle de Norveç'ten yılda yaklaşık 800.000 ila 850.000 ton çöp ithal etmekteydi. Bu çöplerin büyük bir kısmı komşusu Norveç'ten geliyor. 
Hem de İsveç, bu ithalattan para da kazanıyor, çünkü Avrupa Standartları dahilinde çöplerinden kurtulmak isteyen Avrupa ülkeleri, İsveç'in çöplerini alması için para ödemekten çekinmiyor! 9.5 milyon nüfuslu ülkede çıkan atıkların yalnızca %4'ü geri dönüşmez durumda. Geriye kalan bütün çöpler geridönüşüm ile enerji üretiyor! ''

İsveç'in Başkenti Stockholm
Ahkam kesmek denen bir deyim vardır. Çoğumuz bol keseden bu deyime uygun hareket ederiz. Ama aşağıda ki saptama bence çok doğru ve yerli yerinde. Fazla yoruma gerek yok.


30 Mart 2014 tarihinde Türkiye Yerel Seçimleri yaşadı. seçimlere çok az bir süre kalması nedeniyle tüm adaylar yoğun tanıtım faaliyetlerindeydi.
CHP'nin İstanbul Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül ile o tarihte de görevinde olan Kadir Topbaş arasında yaşanan aşağıda ki dialog siyasetin ara sıra da olsa esprili tarafına güzel bir örnek olmuştu benim için.
'' Sarıgül: İstanbul'u eski günlerine döndüreceğiz.''
''Topbaş: Çok özlediyseniz 1 hafta çöpleri toplamayız olur biter.''
Ülke de gündem o tarihler de seçim olunca bende seçim ile ilgili görüşlerimi bildirmiştim.
O zamanlar da basına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin olağan durumlardaki basına yansıyan fotoğrafları haricinde daha farklı bir tarz da fotoğrafı yansımıştı bana göre. Bende söz konusu fotoğrafı tarihe not düşmesi için bir kere daha paylaşıyorum.
Devlet Bahçeli Soba Başında Keyfi Yerinde
Eğer Bizans döneminde tepeden İstanbul'a bakabilseydik nasıl bir manzara ile karşılaşırdık sorusuna birileri cevap bulmuş. Bende paylaşmıştım. Her daim güzelsin İstanbul demek istiyorum ama nedense son dönemleri için çok içimden gelmiyor.
Bizans Zamanlarında İstanbul
22 Şubat 2014' te oynanan Galatasaray - Beşiktaş maçı Dany'nin sebep olduğu penaltı dışında Galatasaray'ın savunma oyuncusu Semih Kaya'nın topun kendisinden çıkdığı halde aut kararı verilen pozisyonda hakeme aslında topun kendisinden çıktığını ve korner olması gerektiğini söylemesi üzerine Cüneyt Çakır'ın kendisini tebrik ederek korner kararı vermesi damgasını vurmuştu. Ama buna rağmen sosyal medya dediğimiz mecra da; o sırada Galatasaray 1-0 önde olduğu için böyle davrandığını söyleyebilecek kadar minik beyin kırıntılarına sahip olanların varlığına bir kere daha şahit oluyorduk.
Cüneyt Çakır Semih Kaya'yı Tebrik Ederken

11 Ocak 2015

2014 Yılı Ocak Ayına Bakış

2014 yılının ocak ayına 14 Mayıs'ta yapılacak olan Aerosmith konserine gitme planı ile başlamıştım. Ne acıdır ki 13 Mayıs tarihinde ülkemiz, yaşadığı acı maden kazalarının en büyüklerinden birini Soma da yaşadı ve dünyaca ünlü grupta haklı olarak bu bir sonra ki gün gerçekleşmesi gereken konseri iptal etti.


17 Ocak tarihinde Türk Edebiyatı' nın en özgün isimlerinden İhsan Oktay Anar yeni kitabı Galiz Kahraman'ı yayımlandı. Tabi ki yeni kitap hemen yazarın az ve öz  sayıda olan aşağıda da belirttiğim tadına doyum olmayan kitaplarının yanına tarafımdan eklenerek ve bir solukta okundu.
*Amat (2005)
*Suskunlar ( 2007)
*Yedinci Gün (2012)


Osmanlı tarihi çerçevesinde bol detaylı, tasvirli hikayeler okumayı düşünürseniz İhsan Oktay Anar'ı şiddetle tavsiye ederim. Zaten ilk kitabı elinize aldıktan sonra telaş ve merak içinde diğer kitapları da almaya koşacaksınız. Ayrıca Uzun İhsan Efendi'yi de bir tarafa not edin lütfen.

1 Ocak 2014 günü nam-ı değer Şeytan Rıdvan o dönem ki başbakanımız ile yılın ilk günü Dolmabahçe de ki çalışma ofisinde görüşme yaptı. 2 saat boyunca görüşme devam etti ve Rıdvan Dilmen çıkışta görüşmeye ilişkin bir açıklama yapmadı. Bu görüşmeyi de neden gazeteciler haber olarak değerlendirdiler onu da okuyucuların yorumuna bırakıyorum.


Malum futbol ilgi alanım olduğundan ocak ayının ikinci günü yine bir futbol haberi paylaştım. Türk futbol tarihinin 249 golle en çok gol atan futbolcusu günümüzün milletvekili Hakan Şükür Lig TV ile yollarını ayırıyordu. Bilindiği üzere Lig TV, TMSF'ye devir olmuştu ve 16 Aralık 2013 tarihinde de Hakan Şükür AKP ile yollarını ayırmıştı. Tesadüf işte. Ama ben Hakan Şükür'ü hep aşağıda ki fotoğrafı ile hatırlamayı istiyorum.



UEFA Ligi Şampiyonu Galatasaray Kupa Töreni ( 17.05.2000 )
3 Ocak 2014 günü Atlas Dergisi'nin aşağıda ki haberini paylaşmıştım. Sanki sonradan yaşanacak o faciayı hissetmiş gibi.


İptal edilen Likör Fabrikası projesinin dünü ve bugünü
İstanbul Mecidiyeköy'de tarihi Tekel Likör Fabrikası arsasına inşa edilen gökdelen kompleksinin İstanbul 6. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğu açıklandı. Radikal'den Elif İnce'nin haberine göre, "tescilli eserlere zarar verdiği ve İstanbul'un 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'na aykırı nüfus ve yapı yoğunluğu getirdiği" gerekçesiyle iptal edilen projenin bölgede yarattığı tahribat, HaberVs kameraları tarafından da tespit edildi.
"Mecidiyeköy yeşille buluşacak" sloganıyla pazarlanan ve internet sitesinde "Dünyanın en iyi projesi" olarak ödül aldığı belirtilen Quasar adlı proje inşaatının bölgede arta kalan tek yeşil doku parçasını nasıl yok ettiğini HaberVs muhabirleri beş yıl arayla görüntüledi.
Haberin devamı için: http://www.habervesaire.com/news/iptal-edilen-likor-fabrikasi-projesinin-dunu-ve-bugunu-2649.html

Fotoğraflar: Fotoğraf: Esra Söylemez-Zeynep Ofluoğlu, Grafik: HaberVs


Bu haberden yaklaşık 9 ay sonra 6 Eylül 2014 tarihin de sözkonusu inşaatın asansörü 32. kattan zemine çakılacak ve olayda 10 işçi hayatını kaybedecekti.


Fiili olarak Ankara'dan ayrılalı 17 sene oldu. Ama dönem dönem Ankara da ki günleri özlemle anıyorum. Ve geçtiğimiz sene yine böyle bir Ankara sevdam depreşmişken aşağıda ki yazı yine karşıma çıkmış.

Ne kadar doğru tespitler. Burada da olmazsa olmayacak bu güzel Ankaralı Olmak yazısı.


Anıtkabir  Fotoğrafı by Kayıhan


ANKARA'LI OLMAK DEMEK;
  • Bir mekana gittiğinizde içeridekilerin %50sini tanımak demektir. 
  • Zafer Çarşı'sından 2. El kitap almaktır.
Zafer Çarşısı
  • Olgunlar; İngilizce kitaplarınızı almak için ilk adresiniz olması demektir.
Olgunlar Sokak
  • Bir zamanlar Or-an’a ya da Çayyolu’na giderken “Buralarda şehir dışı be” demiş olmaktır.
  • Sinemaya gitmeye karar verip yarım saat sonraki seansa yetişebilmek ve bunu İstanbullulara anlatırken şaşkın suratları izleyerek eğlenmektir.
  • ODTÜ’lü değilsen içeriye girerken kimlik sormamaları için kapıdan kendinden emin adımlarla yürüyerek geçmek demektir.
  • Ortaokul döneminde Karum’un yan merdivenlerinde piyasa yapmak demektir.
Karum İş Merkezi
  • Vakko ya da YKM’nin önünde birileriyle buluşmuş olmak demektir.
  • Kızılay’da dersaneye gitmek demektir.
  • Güvenpark’tan otobüs ya da dolmuş duraklarına gitmektir.
Güven Park
  • Arjantin’e “Cadde” diyebilmektir.
  • Tunalı'ya "Tunalı Hilmi" diyenlerin bizden olmadığını bilmektir. 
Tunalı Hilmi Caddesi
  • Bir İstanbullunun gelip de “İyi güzel de deniz yok ama yaa!” diyişine “Sanki sen her gün denize giriyorsun ya” demek istemektir. 
  • “Bebe” demektir.
  • HOSTA= Döner demektir.
Hosta Döner
  • İstanbul’da Ankara ayazını özlemektir. Deniz olmamasına aldırmadan bağımlı olmak, sevmektir.
  • Aşk Tesadüfleri Sever’i izlerken bir Ankaralı olarak herkesten çok ağlamak demektir.
  • Ve tüm bunları okuyan Ankaralıların yüzünde oluşan gülümsemeyi hep yaşıyor olmak demektir.
6 Ocak 2014 tarihi Amerikalıların buz kestiği gün olarak tarihte yerini aldı.



7 Ocak 2014 ise hayatımın bunsan sonraki dönemlerin de de yaşamaya devam edeceğim çok zor günlerimden biriydi.

O gün annemin doğum günüydü.
İlk defa onsuzdum.



Ve aşağıda ki mesajı paylaştım.

'' Bugün annemin doğum günü. Nice mutlu yıllar demek isterken nur içinde uyu diyebiliyorum. Hayat işte. Tarifi yok... ''

1932 yılında Taksim aşağıdaki gibiymiş. Keşke hep böyle kalsaydı.

Taksim 
Türkiye'nin Avrupa da ki futbol elçisi klişesini sonuna kadar hak eden bir genç adam; 
'' Arda Turan ''
Ve dünya futbolunun tartışmasız bir numarası 
 '' Lionel Messi '' 
Ve '' O '' an için kim bilir kimler neler verirdi ?
Arda ve Messi Maç Sonrası Forma Değişirken
Bir ustanın, Ara Güler'in fotoğrafını paylaştım.
Büyük usta 17 Ocak 2014 günü bizleri korkutsa da neyse ki şimdilik sağlığı yerinde gözüküyor.
Kumkapı açıklarında Ermeni balıkçılar dönerken 1952 yılı. 
23 Ocak 2014 'te Türkiye'nin milletvekilleri öylesine birbirlerine giriyorlardı ki Meclis TV yayını kesmek zorunda kalıyordu. O gün aşağıdaki yorumu yapmıştım;
'' Okul da kavga edenler disiplin kuruluna verilirdi bence mecliste kavga edenleri meclisten atmak lazim.'
Mecliste Yumruklar Konuştu
24 Ocak 2014 tarihin de söz ettiğim olayı yaşadıktan sonra söz konusu işletmeye adımımı bile atmadım. İyi ki de atmamışım çünkü kış lastiklerini aldığım bu oto yıkama hizmeti ve lastik satışı yapan bu işletme,  bir çok lastikçinin 25 - 30 TL hatta bedavaya sağladığı lastik saklama hizmetini bana iki sene üst üste 100 TL'ye kiralamıştı.
Aslında işletmenin bir suçu yok. Zorla bana lastiklerimi gel bizim depoya koy da demedi demek ki serbest piyasa koşulların da her daim araştırmacı olmak lazım.
'' Aslında hepimiz biliyoruz ülkede ki zihniyet ve durumu ama ufak bir örnek dün yaşadığım; arabamı yıllardır yıkattığım yere götürdüm İçerenköy CarrefourSA , yılbaşı itibariyle zam yapmışlar 19 tl. Den 25 tl.ye , sebep işyeri sahibinin söylediği döviz olarak ödedikleri kiraların çok artmasıymış . Dövizdeki artış son dönem yüzde 15 civarı yapılan zam nerdeyse yüzde 25 . Kısaca durum budur. Yazık ...''

29 Ocak 2014 tarihinde  yine ülkede isim koymaktan bile üzüntü duyduğum bir durumun haberini paylaşmıştım.
Haber tarihi yarımadanın son durumu ile ilgiliydi. Yapılan bu dolgunun en büyük nedeni Avrupa yakasında, miting alanı ihtiyacını karşılamaya yönelik olmasıydı.
Tarihi Yarımada

2014 Yılından Kalanlara Bakış



2006 yılın da bu blog sitesini oluşturduğum zaman kendi tarihime not düşmeyi amaçlamıştım. Hayatın akış hızı bu siteyi çok fazla güncel tutmama izin vermese de bir çok zaman düşüncelerimi bu site üzerinden paylaştım. 
Bir çok senenin ardından değerlendirmeler de yapmıştım . Ama hali hazırda içinde bulunduğum süreç bu sene beni bu tarz bir değerlendirme yapmaktan alıkoydu. 
Bazı yaşadıklarımı kendi tarihime not düşmeye elim gitmedi açıkçası. 
Sonuçta burası benim dünyam olduğuna göre istediğim zaman da bu düşüncelerimi paylaşabiliyorum en azından. 
Facebook denen mecra her ne kadar kişisel günlük tarzındaki yazılarımın sıklığını engellese de bir şekilde o platformdan yine paylaşımlar yapabilme imkanı olması avantaj. Bu doğrultuda 2014 yılında facebook duvarım da paylaştığım fikirlerden benim için önemli olanları 2014 Yılından Kalanlara Bakış başlığının devamın da aylar itibariyle paylaşmaya kadar verdim. 
Gönlümüzce yaşayacağımız güzel bir yıl olması dileğiyle...

26 Aralık 2014

Ferrara'dan Kareler

Ferrara benim de gitmeden önce hiç adını bile duymadığım bir şehirdi.
Venedik  ile Bologna arasında bulunan bir ortaçağ şehri diyelim.
Ortaçağdan kalma duvarlar ile çevrili.
Şehrin en önemli yapıları Castello Estense ve Ferrara Katedrali.
Nüfusu 350.000 kişi olduğundan sanki etrafta kimse yokmuş hissi yaratıyor benim için.
Yolunuz düşerse konaklama için önereceğim yer ise B & B Privacy .
Sahibi yetmiş yaşlarında bir beyefendi. Otel iki katlı, iç dekorasyonu çok şık.
Bulunduğu dar sokaktan kısa bir yürüyüşle merkeze çok kolay ulaşabiliyorsunuz.












B&B Privacy Hotel 
B&B Privacy Hotel 
B&B Privacy Hotel 
 





Milano'dan Kareler

Yüzyılın en önemli buluşlarından olan  internet ulaşabilenlerin hayatın da o kadar büyük ve önemli bir yer kaplıyor ki artık herhangi bir konuda karar vermeden mutlaka kendisine bir danışıyoruz.
Bu danışma faaliyeti son yıllar da gezi programlarını oluşturmadan önce yapılan ilk hareket oldu bir çoğumuz için.
Yolu Milano'ya düşecekler için de yapılacak olası Milano araştırmasında genellikle buraya bir defa gitmenin yeterli olacağı görüşünün ağırlıkta olduğu aşikar. 
Eğer alışveriş tutkunu ve marka düşkünü değilseniz benim kişisel görüşüm de ikinci defa Milano'ya gitmek yerine üç defa üst üste Roma'ya gitmek olacaktır. 
Bu durumun sebebi Milano'nun kötü bir şehir olmasından değil diğer İtalyan şehirlerinden çok farklı olmamasındandır. 
Duomo Katedrali etkileyicidir. 
Dünyanın en eski alışverişi merkezi Galleria Vittorio Emanuele görülmeye değerdir.
Sforza Kalesi etkileyicidir. Kale ile Barış Takı arasındaki Sempione Parkı şehrin içinde sizi bir anda ormanda hissi yaratır. Tabi bunlar benim kısıtlı zamanda gezebildiğim yerler.
Ayrıca Alla Scala Opera binası ve ünlü San Siro Stadyumu'nu da unutmamak gerekir.
Milano caddeleri tüm dünya ülkelerinin bayraklarıyla donanmıştı. Sebebi, İzmir'in de aday olduğu Expo 2015'in  halen Milano 'da yapılması bilgisini de not alarak düşeyim.
Milano evet modanın başkentidir. Ama '' kimin için '' diye sorarsak '' benim için değil'' diyerek konuyu özetleyebilirim.

Benim görebildiğim kadarıyla Milano'dan kareler aşağıda ki gibiydi;