4/06/2016

120 Yıllık Olimpiyatlar ve Türkler

Modern Olimpiyat Oyunları'nın ilk Atina'da düzenlenmeye başlamasından bugüne tam  120 yıl geçmiş. İlk oyunlara sadece 14 ülkeden 241 sporcu katılmıştı. Bizim millet olarak  ilk katılımımız ise 1908'de Londra'da düzenlenen olimpiyat oyunlarıydı. Jimnastik dalında Galatasaray Lisesi öğrencisi Aleko Mulos  Osmanlı İmparatorluğu'nu temsil ediyor ve bu toprakların olimpiyata katılan ilk sporcusu oluyordu. 1936 yılında ilk madalya Ahmet Kireççi tarafından ata sporumuz güreş branşından geliyordu. İlk altında madalya da yine aynı branştan Yaşar Erkan tarafından kazanılıyordu. 
Bugüne kadar katıldığımız 21 olimpiyatta toplam 70 sporcumuz toplamda 86 madalya kazanmıştır.
Bu madalyaların 58 tanesi ata sporumuz güreşten kazanılmıştır. Olimpiyat tarihimizin en başarılı sporcuları ise aldıkları üçer altın madalya ile haltercilerimiz Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu olmuşlardır. Söz konusu rakamlar Yaz Olimpiyatları'na ait olup ülkemiz 1936 yılından beri sporcu gönderdiği Kış Olimpiyatları'nda henüz  madalya alamamıştır. Bunun yanında madalya kazandığımız branşlar güreş, halter, teakwando, atletizm, judo ve bokstur. Ayrıca takım sporlarında halen bir madalyamız bulunmamaktadır. Olimpik spor branş adedinin otuzun üstünde olduğunu düşündüğümüzde ülkemizin olimpik branşlardaki başarı yelpazesini genişletmesi gerektiği açıktır. Tüm olimpiyatlarda ülkelerin aldığı madalya sayılarına baktığımızda Türkiye'den bir çok kategoride geri olan ülkelerin bizim aldığımız madalya adetlerinin üç dört hatta beş kat daha fazla sayıda madalya aldığını görmekteyiz.
Sonuç olarak son yıllarda Dünya ve Avrupa şampiyonlarında bireysel ve takım sporlarında geçtiğimiz seksenli yıllara nazaran çok daha büyük başarılar elde ettiğimiz aşikardır fakat  Olimpiyat tarafında ne yazık ki çok çok gerilerdeyiz. 
1924 Yılında Olimpiyatlara Katılan Milli Takım Kafilesi


3/24/2016

Sarı Fare'ye Veda

''Sarı Fare'' Johan Cruyff   artık yok. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından bir tanesi.
Barcelona efsanesinin bugünlere gelmesinde katkısı olan Hollandalı. Barcelona futbol klübüne tarihinin ilk Kupa Galipleri Kupası'nı kazandıran teknik direktör. Bunun dışında klubü dört sene üst üste La Liga da şampiyon yapan,  Şampiyonlar Ligi ve Süper Kupa kazandıran ''Total Futbol'' kavramını bugünkü seviyelere getiren efsane. 
Fotoğrafı 2012 yılında Barcelona Müzesi 'ne gittiğimde çekmiştim. Cruyff kalp krizi geçirdikten sonra sigarayı bırakmış ve maçlar da stresini lolipop ile gidermeye çalışıyordu. Ne yazık ki geç kalmıştı. 2015 şubat ayında yakalandığı akciğer kanseri bugün efsaneyi aramızdan aldı.
Geriye ise futbola adanmış bir hayatın başarı istatistikleri kaldı...


Beyaz Gölge

Seksenlerin tek tv kanallı Türkiye'sinde hepimize basketbolu sevdiren Beyaz Gölge ( The White Shadow ) dizisinin altın saçlı koçu Ken Reeves adıyla tanıdığımız Ken Howard  dün itibariyle aramızdan ayrıldı. Kırklarına gelen bizim jenerasyon için bir dönem artık iyice kapanmak üzere. Zamanın acımasızca akıp giderken son dönemlerde ülke de basketbol denince gündem de ki tek isim ise Hidayet Türkoğlu. Kendisine yeni görevinde başarılar dilemek mi düşüyor bize ?


12/30/2015

Hoşgeldin 2016







12/02/2015

Türkiye'de Kahve ve Kahve Yatırım Fırsatları Üzerine Bir Kaç Cümle

Son yıllarda ülkemizde de kahve olgusu su veya süte hızla karıştırılıp sohbetlere eşlik eden sıcak bir içecek olmanın dışında gittikçe artan sayıda insanın vazgeçemediği bir yaşam tarzı olmaya doğru hızla ilerlemektedir. Kahve tutkunları olarak tanımlayacağımız bu zümre için kahve, kahve çekirdeklerinin seçiminden, kavrulup öğütülmesine kadar olan süreç büyük önem ifade etmektedir. 
Kahve tutkunları, kahveyi farklı çeşitlerde demleme yöntemleri, sertlik derecelerine göre kahve seçimleri ve evlere kadar giren ekipmanlar ile kahve algısını farklı bir platforma taşımakta, bu durumun doğal sonucu olarakta kahve üzerine açılan iri ufaklı işletmelerin de hızla artmasına katkıda bulunmaktadırlar. 
Global firmalar da son yıllarda ülkemizde yatırımlarını artırarak kahveyi özellikle de gençler arasında cazip bir içecek arasına sokmuştur. Bu kapsamda ülkemizin kahve ithalatı da her yıl ciddi artışlar göstermektedir. 
Dünya genelinde kişi başı kahve tüketim miktarlarına baktığımızda İskandinav ülkeleri yıllık 10 kg, Avrupa ülkeleri ortalama yıllık 4-5 kg, Amerika 3-4 kg,  Brezilya 5 kg.dan fazla kahve tüketirken ülkemizde bu miktar 550 gr civarındadır.  Bu verilerden de anlaşıldığı üzere ülkemiz kahve temelli yatırımlar için oldukça uygun bir zemindir. Bununla birlikte ülkemiz genç profilinin  sosyalleşmek için kahve tüketilen mekanlarda bulunması bununla birlikte iş yaşamı dinamiklerinin ofislerden ev ofisi tarzına geçiş yapması, daha özgür çalışmak için kurumsal hayattan ayrılarak  kendi işini yapmak isteyenler ile yapanların sayısındaki artış metropollerde, kahve eşliğinde rahat çalışma mekanı sunan işletmecilere müdavim müşteri potansiyeli yaratmış olup yaratmaya da devam etmektedir.
Türkiye de kahve zincirlerine ait dükkan sayılarının 400 civarına ulaşması bunların haricinde '' üçüncü dalga kahveci '' olarak adlandırılan kahve dükkanlarının da sürekli faaliyete geçtiğini düşünürsek bu alanda yatırımcılara cazip fırsatların olduğu açıktır.







11/27/2015

Metallica 2010 Sonisphere İstanbul

27.Haziran.2010 tarihi Türk heavy metal izleyicileri için sıradışı bir gün olarak tarihe geçecekti. Heavy Metal dünyasının en önemli dört grubu 27.Haziran günü artık Vodafone Arena adını alacak olan tarihi İnönü Stadyumu'nda Sonisphere Festivali kapsamında peşpeşe sahne alacaklardı. Anthrax, Megadeth, Slayer ve Metallica tarihlerinde ilk defa gerçekleşecek bu organizasyon ile unutulmaz anlara imza atacaklardı.
Aynen beklendiği üzere olağanüstü bir müzik olayı gerçekleşti. Metallica muhteşem bir performansa imza attı. Aşağıda ki kayıtlar da Metallica performansı sırasında tarafımdan çekilerek düzenlenmiştir.



11/09/2015

Eski Fotoğraflar

Aşağıda ki fotoğraf 1930 Türkiye'sinden.
Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin aydınlık yüzlü insanlarının fotoğrafı.
Savaştan yeni çıkmış, yokluk içinde olan bir halkın insanları.
Ama yüzlerinde geleceğe ait umut ışıkları görülüyor.
Çünkü Atatürk'ün varlığı onlara güven veriyor.
Aynen ikibinlerde bizlere de verdiği gibi.